Siber

SİBER GÜÇ,FİZİKSEL HASAR

Savunma dediğimiz zaman aklımıza ilk ne gelir? Bir düşüncemizi savunmak, alacağımız bir darbeye karşı korunmaya çalışmak ya da kılıçların havada uçuştuğu bir savaş sahnesi mi? 19.yüzyılda savaş dediğimiz bir takım ordudan ibaretti, savaş silahları kılıç,top,ok vb. materyallerdi ve bunlar sadece insan gücü ile devreye girebilirdi. 20.yüzyıla geldiğimizde bu donanmalara hava kuvvetleri eklendi. 21.yüzyılda ise işler biraz değişti. Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte siber saldırılar kaçınılmaz oldu. Günümüzde siber saldırı dediğimiz zaman bunlar kişisel hesapları çalmak, bilgilere sızmak belki de bunları satıp kazanç sağlamaktan ibaret olmuyor. Siber saldırıların arkasında 3 farklı hacker grubu bulunuyor. Bunlardan birincisi “Geleneksel Siber Suçlular”. Bu grup genelde kişisel ya da ticari bilgilere sızıp bunlardan kazanç sağlayan kesimi barındırıyor. İkinci olarak “Aktivistler”; genelde eğlenmek ya da siyasi mesaj vermek amacındadırlar. Üçüncü grubumuza gelirsek bunlar “Ulus Devletler”. Bu grup işleri biraz tehlikeli bir hale getiriyor. Amaç başka devletleri sabote etmek, büyük maddi zararlara uğratmak ve en kötüsü de can kaybına dahi yol açabiliyor. Bu grup bize “Siber Savaş” kavramını benimsememizi sağlıyor.

Haziran 2010 tarihinde “Stuxnet” adıyla bir solucan yazılımı gündeme oturmuştu. Windows işletim sistemi ile yayılan bu solucanın İran’daki nükleer tesislere sabotaj hedefiyle geliştirildiği düşünülüyor. Sıradan bir virüsten 20 kat daha kompleks, nükleer santrallerdeki basıncı artırabilen, patlamasına neden olabilecek bir virüs. Yani dijital ortamdan çıkan ama fiziksel zararlar verebilen bir yazılım. Ayrıca tüm bunları yaparken sisteme her şeyin normal gittiği imajı verebiliyor. Bu virüs “Zero Days” açığından da yararlanıyor. Bunun anlamı bir şey yapmanıza gerek kalmadan virüsün kendi kendine yayılabildiği ve hareket edebildiği oluyor. Ayrıca doğru PLC’lere ulaşıp ulaşmadığını anlama becerisi vardı. Bu saldırının iptal edilemeyeceği anlamına geliyor.

Virüsün dünyada Windows ile çalışan tüm makinelere bulaştığı iddia ediliyordu. 2015’ te Türkiye’de uzun süre gerçekleşen elektrik kesintisinin santrallerimize stuxnet bulaşması sonucu olduğu da iddia ediliyor. 1 saatlik bir kesinti bile bir devleti büyük maddi zararlara uğratabildiğini biliyoruz. Yayılan bu virüs belki de İran’ı nükleer silah yapmaktan alıkoymaya çalışırken herkese devletlerin daha tehlikeli yollardan sabotaj yapabileceğini göstermiş olabilir mi? Sizi öldürmeye çalışan bir insanın kalbini durdurabilrsiniz, ordunuzu yok etmek isteyen bir ülkenin donanmasını yok edebilrsiniz, Peki ya düşmanınız bir solucansa ve sizi yavaş yavaş öldürürken tüm tıbbi taramalarınızda her şey yolundaymış gibi gösterebiliyorsa? Stuxnet’i öldürebilir misiniz?

Yorum Ekle